Pazırık Kurganları

2007-07-07 01:41:00

Altaylarda Büyük Hun Devleti'nin kültürünü temsil eden başlıca kurganlar Katanda, Noyun Ula, Pazırık, Şibe ve Esik kurganlarıdır. Bu kurganlar, Altay bölgesinin en eski tigin (prens) mezarlarıdır. Ancak bu kurganlardan Noyun Ula kurganları hariç öbürlerinin, Hunlar dışında Proto Türkler'e ait olabileceği de ifade edilmiştir. Kimi araştırmacılar Pazırık kurganlarını Altaylı İskitlere mal ederler. Fakat bu düşüncenin doğru olmadığı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Pazırık kurganları birçok dini, mitolojik, arkeolojik ve sanat tarihiyle ilgili kanıtlardan ötürü Hun Türkleri dönemine ile Hun Türkleri'nin atalarına aittir.

 

Pazırık kurganları 1929 yılında iki Rus arkeoloğu S.I.Rudenko ile M.P.Gryaznov tarafından Altaylar'da, deniz düzeyinden 1600 m yükseklikteki Büyük Ulagan vadisinde yer alan Çulışman ırmağı ile Başkaus ırmağı arasında bulunmuştur. İlk kazılarla 1. kurgan ortaya çıkarılmıştır. Mezarın içinde iklimin soğukluğundan ötürü donma olduğu için, eşyaların çoğu çürümeden günümüze değin gelebilmiştir. Rudenko 1947-1949 yıllarında dört kurgan daha açınca Pazırık'ın ünü tüm dünyaya yayılmıştır. Pazırık kurganlarındaki mezarlardan beş tanesi büyük kurganlar olup içlerinden paha biçilmez yapıtlar ortaya çıkarılmıştır. Bu beş Pazırık kurganı, güneyden kuzeye doğru geniş bir eksen boyunca sıralanmıştır. Pazırık kurganları büyük olasılıkla MÖ 4-1. yüzyıldan kalma olup Katanda kurganlarına yakın bir döneme aittirler. Pazırık kurganlarında Hun Türkleri'nden önceki Proto Türk dönemlerine ait mezarlara da rastlanmıştır. Pazırık kurganlarının bu eski dönemi, MÖ 4. ve 3. yüzyılı tümüyle doldurmaktadır.

 

1. Pazırık kurganı 5 m çapında, 1,5 x 2 m yüksekliğinde bir taş yığınının altında bulunmuştur. Asıl mezar çukuru ise 7,2 x 7,2 x 4 m ölçülerindedir. Kurganın tomruk duvarlar ve çift katmanlı bir çatıdan oluşan odasında ağaç oyma tabutta ceset bulunur. Duvarlara keçe dokumalar asılmış, ölünün kişisel eşyaları, çeşitli araçlar, yiyecek ve içecekler de bu odaya yerleştirilmiştir. Mezar odasının dışında kurban edilmiş olan atlar, koşum takımlarıyla birlikte mezara konulmuştur. Burada mezarın hazırlanmasında kullanılan araçlar da ele geçirilmiştir. Mezarda bunların dışında ahşap bir araba da vardır. Ele geçirilen yapıtlardan, atların başına konulan geyik başı biçimindeki maskeler ilgi çekicidir.

Öteki Pazırık kurganları da benzer yapıda olup içlerinden pek çok sanat ve arkeoloji eşyası çıkarılmıştır. 2. kurgandaki mumyalanmış kadın ve erkek cesetlerinden erkek olanın gövdesine döğmeler yapılmıştır; erkek 50-60, kadın ise 40 yaşlarındadır. Kadının giysileri arasında bulunan bir sincap kürkü, koç kafası figürlü altın levhacıklarla süslüdür. Kemerinden kopmuş gümüş tabakalarda da koç figürü bulunmaktadır.. Ayrıca ölüye armağan edilen keselerin üzerindeki altın yaldızlı bakır levhacıklar bulunmaktadır.Pazırık kurganlarında bulunan iskeletlerin büyük çoğunluğu beyaz ırktandır. Mumyalanmış olmalarından ötürü ırkları kolayca saptanan cesetler, Türkler'in beyaz ırktan olmalarının kanıtlarından biridir (beyaz ırk deyiminden kasıt latin, cermen, dinarid vs gibi ırklar değildir...

 

Pazırık'ta bulunan cesetlerin gövdeleri döğmelerle süslenmiştir. Ayrıca mumyalanan ölülerin derisi T biçiminde açılmış, ardından dikilmiştir. Bu işlemle kasların gövdeden çıkarılmış olması muhtemeldir.

 

Pazırık mezarlarında bulunan madenden yapılma silahların çoğu nemden ötürü paslanıp çürüyerek günümüze değin gelememiştir.

 

MEZARLARIN BİÇİMİ

Pazırık kurganları tip bakımından Şibe ve Berel kurganlarına benzerler. Çevreleri tomruklarla kaplanan mezarların tavanları kumaş ve keçelerle örtülmüştür. Aynı yöntem Noyun-Ula kurganlarında da kullanılmıştır. Mezar odasının üst bölümü, birkaç kat tomruk ile berkitilmiş, bunun üzerine toprak serpilmiş, toprağın üzerine de taşlar yığılmıştır. Kurganlarda atlar da vardır. Bu tür mezarlar Hun çağı Türk kültürünün ortak özelliğidir.

 

AĞAÇ İŞÇİLİĞİ

Pazırık kurganlarında iki tür ağaç işçiliği yöntemi kullanılmıştır: oymacılık ve dülger-marangoz işleri. Ağaç oymacılığı, Hun çağına ait kültür merkezlerinin ortak özelliklerindendir. At koşumlarının süsleri, küçük masalar, kaplar, havan elleri ve başka birçok eşya ağaç oymacılığı tekniği ile yapılmıştır. Dülger-marangoz işlerine ise özellikle İkinci Pazırık Kurganı'nın duvarlarındaki biçilmiş tahta ve tomruklarda görülür.

 

GİYSİLER ve SÜS EŞYALARI

Pazırık kurganları buzlar altında kaldığı için, içlerindeki gömlekler ve öteki giysiler çürümeden günümüze değin gelmişlerdir. İkinci Pazırık Kurganı'nda bulunan önü kapalı bir gömlek, Noyun-Ula'daki bir gömleğe çok benzemektedir. Katanda Kurganı'nda da bu tür bir gömlek vardır. Pazırık gömleğinin üzerinde altın süsler de bulunmaktadır. Üçüncü Kurgan'da, giysilerin fiyonk biçiminde düğümlenmiş kuşakları da vardır. Türkler'in ileriki çağlarda kaftan olarak adlandırdıkları uzun giysiler, Pazırık kurganlarında da bulunmaktadır. Pazırık kurganlarından ele geçirilen keçe çoraplar, çizmeler, taraklar, gözgüler (aynalar), çalgılar o çağın Türk yaşam biçimi üzerine bize bir fikir vermektedir. Keçe çorap ve çizme, göçebe Türkler'e özgü bir kültür unsurudur.

Pazırık -ve Noyun Ula- süs eşyaları ile günümüz Türkmen ve Kazak süs eşyaları arasında dikkati çekecek ölçüde benzerlikler vardır.

 

AT KÜLTÜRÜ

Pazırık Kurganları'nda çok sayıda donmuş at cesedi bulunmuştur. Pazırık mezarlarında iki tip ata rastlanır: Bozkır (Mogol) Atı ve yüksek boylu Türkmen Atları. İkinci tip Türk atları hakkında Çinliler, Kan Terleyen deyimini kullanırlar. Pazırık'ta atlarla birlikte bir çok da eyer ele geçmiştir. Eyerlerin çevresi genellikle sarkan kordonlarla ya da püsküllerle süslenmiştir. Eyerlerin yüzleri ise yün aplike ile grifonlar ve efsanevî hayvan resimleriyle doldurulmuştur. Ayrıca eyerlerin arkaları ile önlerinde eyer kaşı denilen ağaç kısımlar da bulunmaktadır.

 

Pazırık kantarmaları (gemleri) ortadan mafsallı olup iki kenarında iki dizgin halkası ile süslenmiş durumdadır. Bu halkalar çok kez, üzerlerine asılan hayvan figürleri ile abartmalı bir biçimde süslenmiştir. Pazırık kantarmaları (gemleri) tip bakımından, Altaylar'daki Katanda ve Aragol kurganlarındaki kantarmalara çok yakındırlar. Milattan önceki yüzyıllarda Orta Asya ile Sibirya'da bu tür kantarmalar (gemler) çok yaygındı. Birinci Pazırık kurganında bir Hun kırbacı da bulunmuştur. Bir değneğin ucuna deri bir sırımın sarılmasıyla yapılmış olan bu kırbaç, ileriki zamanlardaki Orta Asya kırbaçlarına benzer.

 

Pazırık'ta kurban edilen atların kulakları kesilmiştir. Kurban edilen on atın nişanlarının ayrı olması, atların on boy tarafından armağan edilmiş olduğunu göstermektedir. Ayrıca atların kuyrukları ile yelelerinin kesilmesi, Türkler'de çok görülen bir yas belirtisidir. Kurban edilen atların aygır olması da bir Türk geleneğidir. Abdülkadir İnan, bütün bu işlemlerin Türk gelenekleriyle açıklanabileceğini göstermiştir.

 

PAZIRIK HALISI

Türk halı sanatının ve dünya halılarının en eski örneği 5. Pazırık kurganından çıkarılmıştır. Halının bir Türk buluşu olduğunu ortaya koyan dünyanın bu bilinen en eski halısı Hun Türkleri'ne ya da Proto Türkler'e aittir. Büyük olasılıkla MÖ 3-2. yüzyıllardan kalmış bir şaheser olan bu halı 1,89 x 2 m boyutunda olup Gördes-Türk düğümüyle dokunmuştur. Bu halının günümüze değin ulaşabilmesi, mezarın buz altında kalmasıyla mümkün olmuştur. Halının 10 sm2'sinde 3600 düğüm vardır.

 

Halı ikisi geniş, üçü dar olmak üzere beş bordür ile çevrelenmiştir. Halının en iç ve en dıştaki dar bordürlerinde arslan-grifon figürleri, içteki birinci geniş bordürde sığınlar, dıştaki geniş bordürde ise 28 tane atlı figürü bulunur; sığınlar, 24 tane olup atlıların ters yönünde sıralanmıştır. At kuyruklarının düğümlenmiş olması göze çarpmaktadır ki bu, bir Türk geleneğidir. Atlıların giyimleri de Bozkır Kültürü'ne uygundur. İki bordür arasında, motiflerden oluşan başka bir bordür vardır. Ortadaki dar bordür, dört yapraklı çiçek motifleri ile süslenmiştir. Halının al renkli orta zemini, eşit ölçülerde 4 x 6 biçiminde 24 kareye bölünmüş olup bu karelerin sayısı akla 24 Oguz boyunu getirmektedir. Bilindiği üzere Oguz Kagan Destanı'na göre, Oguz Kagan'ın 6 oğlunun herbirinin 4'er oğlundan toplam 24 torunu olmuş, bu 24 torun da atası oldukları 24 Oguz boyuna kendi adlarını vermişlerdir. Halının zemininin 24 kareye bölünmüş olması hem Asya Hunları'nın 24'lü devlet örgütünü, hem de Oguzlar'ın 24 boyunu hatırlatmaktadır.

 

Kök boya ile renklendirilmiş halıda motifler al, sarı ve gök renktedir. Pazırık halısının bulunduğu bölgeye özgü sığın motifleri, Türk ikonografisine uygun atlı tasvirleri ve dokuma tekniği nedenleriyle bir Türk halısı olduğu açıktır. Pazırık halısı bugün Petrograd Ermitaj Müzesi'nde bir cam çerçeve içinde sergilenmektedir.Bu ünlü, 5. Pazırık kurganından çıkarılmış halının dışında 4. kurgandan da küçük halı parçaları çıkarılmıştır. Pazırık kurganlarından çıkarılmış, keçeden yapılma ve üzerleri işlemeli eyer örtüleri de Türk sanat tarihi açısından önemli eserlerdir. Bu eserler üzerinde, Türk hayvan üslubunun en önemli temalarından olan hayvan mücadelesi sahneleri ve çeşitli hayvan figürleri yer almaktadır. 

 

MASKELER

Pazırık kurganlarından çıkarılan at ve geyik maskeleri, bu mezarların en karakteristik yapıtlarındandır. Büyük olasılıkla din inançlarına bağlı olarak yapılmış olan bu maskelerin yüz bölümleri genellikle süslenmiştir. Maskelerde geyik boynuzlarına da rastlanmaktadır. Pazırık kurganlarında bir kaplan maskesi de bulunmuştur.

357
0
0
Yorum Yaz